Tuesday, December 10, 2013

Nobel Barış Ödülü'nü Ahmet Üzümcü aldı.

Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) Genel Direktörü Ahmet Üzümcü, 2013 Nobel Barış Ödülü'nü başında bulunduğu kurum adına Oslo'da düzenlenen törenle aldı.

Nobel Barış Ödülü, Norveç'in başkenti Oslo'da düzenlenen törenle verildi. Oslo Belediye Binası'ndaki törende, Kimyasal Silahları Yasaklama Örgütü (OPCW) adına kuruluşun Genel Direktörü Ahmet Üzümcü, ödülü Nobel Barış Ödülü Komitesi Başkanı Thorbjörn Jagland'dan aldı.

Tören sonunda Norveç Kralı V. Harald ve Kraliçe Sonya da Üzümcü'yü tebrik ettiler. (AA)


AHMET ÜZÜMCÜ KİMDİR?

Türk diplomat Üzümcü Suriye ve İsrail 'de büyükelçilik yapmış, 2002-2004'te NATO nezdinde Türkiye daimi temsilciliği, 2004-2006 arasında Dışişleri Bakanlığı Müsteşar yardımcılığı görevlerinde bulunmuştu. 2006-2010 arası Birleşmiş Milletler Cenevre Ofisi nezdinde Türkiye daimi temsilciliği görevini yapan Üzümcü aynı dönemde Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Genel Direktörlüğü görevine de seçilmişti. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü, ödüle Üzümcü'nün direktörlüğü döneminde layık görüldü.

Friday, October 4, 2013

Researchers from Istanbul Technical University Describe Findings in Nanoparticles
By a News Reporter-Staff News Editor at Science Letter — New research on Nanoparticles is the subject of a report. According to news reporting originating in Istanbul, Turkey, by NewsRx journalists, research stated, “The kinetics of ZnO nanoparticles was examined by fluorescence measurements. Emission peak intensities of the ZnO nanoparticles synthesized at different conditions were monitored during wet-chemical reactions.”
The news reporters obtained a quote from the research from Istanbul Technical University, “It was shown that the three stages of the reaction; nucleation, growth, and reaching the average size, can be followed by means of the fluorescence intensities corresponding to both bandedge (similar to 375 nm, similar to 445 nm, and similar to 485 nm) and deep-trap (similar to 520 nm and similar to 545 nm) transitions. With both higher stirring velocity and temperature the particle formation is faster. Although the nucleation time is not affected by stirring velocity, higher temperature causes faster reaction rate in all stages including nucleation.”
According to the news reporters, the research concluded: “This method can be used for controlling the size of the nanoparticles.”
For more information on this research see: Kinetics of ZnO nanoparticle formation via fluorescence measurements. Journal of Luminescence, 2013;143():741-745. Journal of Luminescence can be contacted at: Elsevier Science Bv, PO Box 211, 1000 Ae Amsterdam, Netherlands. (Elsevier – www.elsevier.com; Journal of Luminescence – www.elsevier.com/wps/product/cws_home/505700)
Our news correspondents report that additional information may be obtained by contacting E. Alveroglu, Istanbul Technical University, Fac Sci & Letters, Dept. of Engn Phys, TR-34469 Istanbul, Turkey. Additional authors for this research include N. Yavarinia and Y. Yilmaz (see also Nanoparticles).
Keywords for this news article include: Turkey, Eurasia, Istanbul, Nanotechnology, Emerging Technologies
Our reports deliver fact-based news of research and discoveries from around the world. Copyright 2013, NewsRx LLC
For more stories covering the world of technology, please see HispanicBusiness’ Tech Channel
Source: Science Letter
via Researchers from Istanbul Technical University Describe Findings in Nanoparticles – HispanicBusiness.com.

http://www.turkishnews.com/en/content/2013/10/04/researchers-from-istanbul-technical-university-describe-findings-in-nanoparticles/

Monday, February 11, 2013

FERYAL ÖZEL
EİNSTEİN KADAR ZEKİ BİR KADIN –
(d. 27 Mayıs 1975), Astrofizikçi.


EİNSTEİN KADAR ZEKİ BİR KADIN – FERYAL ÖZEL
(d. 27 Mayıs 1975), Astrofizikçi.

30 yaşında NASA’ya girdi. Evrenin sırlarıyla ilgili çalışmalarıyla "en önemli bilim insanlarından biri" olarak gösteriliyor…
Feryal Özel… Albert Einstein, John Nash gibi ünlü bilim adamlarının yer aldığı 20 kişilik ‘Büyük Fikirler’ listesine girmeyi başaran bir astrofizik profesörü. Bilim çevrelerinde dünyanın en akıllı kadınlarından biri olarak nitelendirilen Özel, 30 yaşındayken profesör olup, NASA’ya girmiş. Arizona Üniversitesi’nde görev yapan Özel, "Benim beynim bilimle çalışıyor" diyor. Novartis Bilim Ödülleri Günü’ne katılmak için Türkiye’ye gelen 35 yaşındaki astrofizik profesörü, Türk medyasının ilgi odağı oldu. Doktor bir anne ve baba ile kimya profesörü bir teyzenin olduğu bir ortamda büyüyen ve daha çocukluk yıllarında maddenin yapısını merak edip araştıran Özel, "Büyük Fikirler" listesine nasıl girdiği ve IQ testi yaptırıp yaptırmadığı şeklindeki sorulara şöyle yanıt veriyor:

ÇALIŞMALARINA ABD’DEN DESTEK
Özel, ‘Büyük Fikirler’ listesine nasıl girdiğini şöyle anlattı: "O listeye girmeme neden olan çalışmalarım, nötron yıldızları konusunda. Nötron yıldızları da, evrenin en yoğun cisimleri. Bir kaşığı tonlar ağırlığında. Ben de bunun peşinden gidiyorum. Kara deliklerin, nötron yıldızlarının manyetik alanları üzerine, galaksininin oluşması ve galaksiden yayılan ışıkların evreni aydınlatması ile ilgili çalışmalarım var. NASA sponsorluk yapıyor. ABD’deki Ulusal Bilim Kurumu’ndan da destek alıyorum."

HİÇ IQ TESTİ YAPTIRMADIM
Özel, hakkında "Dünyanın en akıllı kadını" nitelemesi yapılmasıyla ilgili "Hiç IQ testi yaptırmadım. Zekâ başarıya yol açan faktörlerden sadece birisi. Emek, akıldan çok daha ön planda" diyor. Özel, "Dünyaya bir daha gelseniz yine bu alanı mı seçerdiniz?" sorusuna da, "Herhalde yine bilim olurdu. Çünkü benim beynim öyle çalışıyor. Meraklarım ve soru soruş şeklim hep bilime yönelik. ‘Astrofizik mi, başka bir dal mı?’ olurdu ama onu bilmiyorum" cevabını veriyor.

30 yaşında NASA’ya girdi. Evrenin sırlarıyla ilgili çalışmalarıyla "en önemli bil...im insanlarından biri" olarak gösteriliyor…
Feryal Özel… Albert Einstein, John Nash gibi ünlü bilim adamlarının yer aldığı 20 kişilik ‘Büyük Fikirler’ listesine girmeyi başaran bir astrofizik profesörü. Bilim çevrelerinde dünyanın en akıllı kadınlarından biri olarak nitelendirilen Özel, 30 yaşındayken profesör olup, NASA’ya girmiş. Arizona Üniversitesi’nde görev yapan Özel, "Benim beynim bilimle çalışıyor" diyor. Novartis Bilim Ödülleri Günü’ne katılmak için Türkiye’ye gelen 35 yaşındaki astrofizik profesörü, Türk medyasının ilgi odağı oldu. Doktor bir anne ve baba ile kimya profesörü bir teyzenin olduğu bir ortamda büyüyen ve daha çocukluk yıllarında maddenin yapısını merak edip araştıran Özel, "Büyük Fikirler" listesine nasıl girdiği ve IQ testi yaptırıp yaptırmadığı şeklindeki sorulara şöyle yanıt veriyor:

ÇALIŞMALARINA ABD’DEN DESTEK
Özel, ‘Büyük Fikirler’ listesine nasıl girdiğini şöyle anlattı: "O listeye girmeme neden olan çalışmalarım, nötron yıldızları konusunda. Nötron yıldızları da, evrenin en yoğun cisimleri. Bir kaşığı tonlar ağırlığında. Ben de bunun peşinden gidiyorum. Kara deliklerin, nötron yıldızlarının manyetik alanları üzerine, galaksininin oluşması ve galaksiden yayılan ışıkların evreni aydınlatması ile ilgili çalışmalarım var. NASA sponsorluk yapıyor. ABD’deki Ulusal Bilim Kurumu’ndan da destek alıyorum."

HİÇ IQ TESTİ YAPTIRMADIM
Özel, hakkında "Dünyanın en akıllı kadını" nitelemesi yapılmasıyla ilgili "Hiç IQ testi yaptırmadım. Zekâ başarıya yol açan faktörlerden sadece birisi. Emek, akıldan çok daha ön planda" diyor. Özel, "Dünyaya bir daha gelseniz yine bu alanı mı seçerdiniz?" sorusuna da, "Herhalde yine bilim olurdu. Çünkü benim beynim öyle çalışıyor. Meraklarım ve soru soruş şeklim hep bilime yönelik. ‘Astrofizik mi, başka bir dal mı?’ olurdu ama onu bilmiyorum" cevabını veriyor.

Tuesday, January 11, 2011

Nat Geo Biologist Named Turkey’s Scientist of the Year
By aira– January 2, 2011
Posted in: Headlines, Sci/Tech
Posted on January 1, 2011
National Geographic grantee Cagan Sekercioglu has been named Scientist of the Year by a consortium of media in Turkey.



The honor caps a year of achievement for the biologist, who is both on the faculty at the University of Utah and a doçent, the equivalent of associate professor, in Turkey.
Earlier in 2010, Sekercioglu was included on the Thomson Reuters Web of Science Essential Science Indicators list of top 1 percent most cited scientists in the world in ecology and environmental science in the past decade.
The Essential Science Indicators threshold for citations received in the Science Citation Index from 2000 to 2010 is 407, and Sekercioglu has 566 citations. “This means my conservation and ecology publications are being cited widely and making an impact in the field. It also means that I am in the top 1 percent of my field. Among my most cited papers is the Costa Rica radio-tracking paper supported by National Geographic,” he explained in an email.
google_protectAndRun("ads_core.google_render_ad", google_handleError, google_render_ad);
Video about Cagan Sekercioglu’s National Geographic-supported project in Costa Rica by National Geographic Wild Chronicles.
One of Sekercioglu’s proudest achievements–which concidentally also won him recognition from the British royal family in 2010– is the KuzeyDoğa Society, a nonprofit he started and directs to promote community-based conservation in Turkey.
“What is most important for me is that so far I have managed to balance a decent academic career in conservation science with directing KuzeyDoga to conduct grassroots conservation in eastern Turkey. Too many conservation scientists these days churn out one good paper after another, but not enough are working with local communities to put their good thinking into practice. This is not a criticism, because they are trackling huge problems … but clearly, more grassroots conservation needs to be done,” Sekercioglu said.
Sekercioglu, until recently a senior research scientist at the Stanford University Center for Conservation Biology, traveled to London in July to be a guest at a Buckingham Palace garden party to celebrate the 60th birthday of Princess Anne, the Queen’s daughter.
The royal invitation was in recognition of his success in 2008 when he was named the winner of the Whitley Gold Award for his work at Lake Kuyucuk of eastern Turkey to promote community-based conservation, biodiversity research, ecological restoration, and ecotourism at the lake and in the region. (Watch the video below.)
Kuyucuk was recognized by the Whitley Fund for Nature in 2008 when it received the Whitley Golden Award. Sir David Attenborough talks about Kuyucuk in the video above.
The Whitley Gold Award is the highest accolade given by the Whitley Fund for Nature (WFN), of which Princess Anne is the patron, under the annual international grants scheme it runs for individuals who are using conservation science to improve biodiversity and people’s lives and livelihoods.

Princess Anne presents the Whitley Award to Cagan Sekercioglu, July 2010. He received the prize in recognition of his efforts to involve local people in reducing overgrazing, ending hawk poaching and encouraging wildlife tourism in a bird-rich wetland in a region of eastern Turkey made famous by Orhan Pamuk’s novel Snow.
Photo courtesy of Whitley Fund for Nature
WFN Director, Georgina Domberger, explained: “The Princess Royal takes a very keen interest in the work of the Whitley Fund for Nature and always attends our annual awards ceremony, to meet the finalists and present the top award, the Whitley Gold Award. Even so, we were absolutely delighted when Buckingham Palace contacted us to say that The Princess wanted to add a delegation of past Whitley Gold Award winners to the guest list for her 60th birthday garden party and were equally delighted that Dr. Cagan Hakki Sekercioglu was able to accept.
“It’s a rare honor to be asked to a garden party at Buckingham Palace — and very memorable. Guests are able to use the grand entrance that is familiar to many millions worldwide from photographs and newsreel of State occasions but also get to view parts of the palace which are seldom seen by outsiders,” Domberger said.
In addition to attending the garden party, Sekercioglu also took part in a symposium about the future of nature conservation while in London. For her birthday present, Sekercioglu gave Princess Anne a hand-made wood carving of a ruddy shelduck (Tadorna ferruginea), which is the flagship species at Lake Kuyucuk of Kars, he said.
Cagan Sekercioglu with duck carving he presented to Pricess Anne at Buckingham Palace, July 2010.
Photo courtesy of Whitley Fund for Nature
“It is hard to put in words the honor I feel to be invited by Her Excellency to her 60th birthday party at the Buckingham Palace,” Sekercioglu said. “It is a very special occasion and it will further publicize and help our conservation efforts in Turkey. Her giving us the Whitley Gold Award two years ago was a turning point for our conservation work in eastern Turkey. The financial support was life-saving, but more importantly, the award and the photo of HRH Princess Anne presenting the award substantially raised the profile of our environmental organization KuzeyDoğa Society. Prof. Dr. Abdullah Gül, the president of Turkey, personally congratulated our efforts, and the resulting publicity accelerated the bureaucratic process to improve the lake’s conservation status.”
In 2009 Lake Kuyucuk became Turkey’s 13th, and Eastern Anatolia’s first, Ramsar wetland, the only one in an area the size of Montana or Germany. Lake Kuyucuk restoration culminated in the construction of Turkey’s first bird nesting island, which made it Turkey’s largest wetland restoration project. The dirt road that bisected Lake Kuyucuk was converted to an island on which birds can roost and breed safely. Lake Kuyucuk was also chosen Turkey’s 2009 European Destination of Excellence (EDEN), recognized as a sustainable, low-impact tourism destination that is now promoted throughout Europe.


Sunday, May 30, 2010

DÜNYANIN İLK ENERJİ GEMİSİ
Dünyanın 'ilk enerji gemisi', 144 megavat gücündeki 'Karadeniz Powership Doğan Bey' için uğurlama töreni yapıldı.

03 Nisan 2010 Cumartesi 19:32

Karadeniz Holding bünyesindeki Karadeniz Enerji Grubu tarafından inşa edilen dünyanın 'ilk enerji gemisi', 144 megavat gücündeki 'Karadeniz Powership Doğan Bey' için uğurlama töreni yapıldı.

Geminin ilk seferine çıkacak olması nedeniyle bugün Tuzla'daki Sedef Tersanesi'nde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ve Irak Elektrik Bakanı Kerim Vahid Hasan'ın da katıldığı bir tören düzenlendi. Yıldız, törende yaptığı konuşmada, Irak'ta geliştirilen projelerin, aynı zamanda karşılıklı bağlantının, barış projesinin enerjide yaşanan hali olduğunu dile getirerek, 'Bölgede enerji, savaşların değil aslında barışın bir tetikçisi olacak. Bu gemi de öyle. Duygularımız, kalbi hislerimizin de transferi' diye konuştu.

Yıldız, Türkiye'nin Irak'la son 1 yıl içinde 5,5 milyar dolar civarındaki ticaret hacmine değinirken, 20 milyar dolarlık hacime ulaşabileceğini, enerjinin, bunun ana lokomotifi olacağını vurguladı. Aralık ayı sonunda büyük bir petrol arama platformunun Türkiye'ye getirildiğini hatırlatan Yıldız, platformun Sinop'ta çalışmalara başladığını ve 5 bin 500 metreye kadar ineceğini anlattı. Yıldız, Sedef ve diğer tersaneler için bu alanda işbirliği önerisinde bulunarak, 'Bu platformu ve daha küçüklerini Türkiye'de yapma olanağımız var. Danışmanlık, mühendislik firmalarıyla işbirliğiyle bunu yapabiliriz' dedi. Bunun için alanının yeterli olduğuna ancak know-how'a ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Yıldız, 100-200 metrede çalışan platform ihalesinin Romen firmasına verildiğini kaydederek, 'Neden Türk firması almasın? Nisan içinde bir toplantı teklif ediyorum, sektör temsilcileriyle beraber. Bunun yollarını bulmamız lazım. Platform Köstence'de yapılabiliyorsa, bir yerinden başlayıp burada yapmayı başlatmamız lazım' diye konuştu. Yıldız, elektrik bağlandığında geminin, Irak halkının refah seviyesinin yükselmesinde ve Irak'ın normalleşmesine katkı sağlayacağını ümit ettiğini ifade etti.

'NİSAN SONUNA KALMADAN BASRA'YI DA AYDINLATACAĞIZ'
Karadeniz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Doğan Karadeniz de Irak'ın yakından tanıdıkları ülke olduğuna ve yaptıkları elektrik ihracatına değinerek, 'Şimdi sıra Basra'da. Nisan sonuna kalmadan Basra'yı da aydınlatacağız' dedi. Dünyanın elektrik sıkıntısı çeken ve pahalı elektrikle başeden Orta Doğu, Afrika ve Asya ülkeleri için hayal ettikleri projenin gerçeğe dönüşmesinden memnuniyet duyduklarını ifade eden Karadeniz, Irak ile başlayan projenin ilk ayağının, önümüzdeki aylarda devreye girecek Pakistan gemileriyle tamamlanacağını bildirdi.
Karadeniz, Asya, Afrika ve diğer Orta Doğu ülkelerindeki projelerle büyümeye devam edeceklerini vurgulayarak, şu bilgileri verdi:

'Şu anda ilk yolculuğuna çıkacak olan Karadeniz Powership Doğan Bey dahil, tamamlanmak üzere olan ilk 4 gemimizle toplam 675 megavat enerji gemisi kapasitesine ulaşmış bulunuyoruz. Yatırım değeri 500 milyon doları aşan bu gemilerin 3'ünü İstanbul Tuzla Sedef Tersanesi'nde, 1'ini de Singapur'da Kim Heng Tersanesi'nde inşa ettirdik. Gemilerin inşasında 2 bini aşkın Türk insanının emeği var. Bunlara ilave olarak bu yıl içerisinde toplam kapasitesi 450 megavat olan 3 gemiyi daha bitirmeyi planlıyoruz.'
Türkiye'yi Basra'ya bağlayan bu 'köprü'nün önümüzdeki günlerde Karaçi'ye uzanacağını belirten Karadeniz, 'Bu güzel duygular içerisinde dünyanın ilk enerji gemisi olan Karadeniz Powership Doğan Bey'i, Karadeniz Ailesi olarak Türkiye'ye, Türkiye olarak da insanlığa hediye ediyor, dost ve kardeş Irak'a uğurluyoruz' dedi. Sedef Tersaneleri Yönetim Kurulu Üyesi Metin Kalkavan da, yönetici ve çalışanların, zaman baskısı altında güzel bir projeyi ortaya çıkardıklarını vurgulayarak, projenin Türkiye'ye çok şey kazandırdığını, kriz dolayısıyla 1 yıldır çalışma olanağı bulamayacak minimum bin kişiye iş alanı sağladığını anlattı.

DOSTLUK ENERJİSİ PROJESİ

Karadeniz Enerji Grubu şirketleri tarafından geliştirilip yürütülen Dostluk Enerjisi Projesi (Power of Friendship), tüm dünyadaki ülkelerin acil elektrik ihtiyacını 'enerji gemileri' ile karşılamayı hedefliyor.

Projeyle, 2010 yılı sonuna kadar Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güney Asya bölgelerindeki 10'dan fazla ülkede 10 farklı enerji gemisiyle 2010 megavat kapasiteye ulaşılması planlanıyor. Karadeniz Enerji Grubu, 2003 yılından bu yana 'dostluk enerjisi' adı altında Irak'a Türkiye'den elektrik ihraç ediyor. Karadeniz Powership Doğan Bey gemisi üzerinde üretilecek elektrikle de, Basra bölgesinde yaşayan halkın elektrik ihtiyacı karşılanacak Bu yıl teslim edilmesi planlanan 2 gemiyle birlikte proje, Basra'nın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 30'unu karşılamayı hedefliyor. Böylece, Karadeniz Enerji Grubu'nun Irak'a Türkiye'den ve Basra'dan sağladığı elektrik, ülkenin toplam elektrik tüketiminin yüzde 10'una yaklaşacak.

http://www.lojiport.com/news_detail.php?id=20403

Friday, December 25, 2009

Turkiye (Ar-Ge Industry and Commerce) takes a step toward to produce car fuel using Nanotechnology & Bor(an)

NNT Nanoteknoloji Bor Ürünleri Ar-Ge Sanayi Ticaret AŞ, dünyada ve Türkiye’de bir ilki başardığını açıkladı

Bordan yakıt üretti

© Şirketin genel müdürü Mehmet Can Arvas, “Ürünümüz, henüz borla çalışan motorlar olmadığı için şimdilik katkı maddesi olarak kullanılıyor. Gelecek 5-10 yıl içerisinde tamamen bor yakıtı ile çalışan arabalar üretilecek. Bütün ülkeler Türk nano teknolojisinin ürünlerini kullanmak mecburiyetinde olacak” dedi.
Bir Türk teknoloji firması, nano teknolojiyi kullanarak bor madeninden araç yakıtı üretmeyi başardıklarını açıkladı.
NNT Nanoteknoloji Bor Ürünleri Ar-Ge Sanayi Ticaret A.Ş Genel Müdürü Mehmet Can Arvas, AA muhabiri Salih Baran’a yaptığı açıklamada, şirketlerinin araştırma geliştirme (Ar-Ge) dairesi çalışmalarının olumlu sonuç verdiğini belirterek özetle şunları söyledi:
* Petrol ve karbon içerikli yakıtlar çevre kirliliği yarattığı için alternatif yakıt sistemleri üzerinde çok ciddi çalışmalar var. Hidrojen yakıt sistemleri temiz, verimli ve güvenilir. Fakat hidrojen yakıtlı araç üretiminin önünde en büyük engel depolama problemi.
* Bu yüzden bilim ve teknoloji çevreleri alternatif arayışında. 1970’li yılların ikinci yarısından itibaren bor elementinin alternatif yakıt olarak kullanılabileceği üzerinde görüş birliğine varıldı.
* Dünyada ve ülkemizde ilk defa bor madenini yakıt olarak üretip, “Nano Fuel Infinite” markasıyla yurtdışında ve yurt içinde satışa arz etmeye başladık. Bu, Ar-Ge laboratuvarlarında 20 yıllık çalışma sonunda oldu. Nano ve nano altı (angstrom) bor kristallerinde, 23 proje geliştirildi ve bunlar etap etap endüstriyelleştiriliyor.
* Yakıt ürettik ama şu anda araçların sistematiği benzin ve mazotla hareket etme özelliğine sahip olduğu için yakıtlara katkı maddesi olarak kullanılıyor. Ancak, bor yakıtına uygun araçlar üretildiğinde sadece bor yakıtı ile ilerleyebilecek. Bu tür araçların üretilmesinde de çalışıyoruz.
* Ürettiğimiz yakıt direkt aracın deposuna konuyor. Hem benzine hem mazota katkı olabiliyor. Bor uzay araçlarında da kullanıyor. Yanması çok yüksek. Yakıta katıldığı zaman, araçlar en az 300 - 350 kilometre fazla gidecek. Benzinle bin kilometre giden bir araç bu katkıyla 1350 kilometre yapar. Gelecek zamanlarda benzin istasyonları gibi, bor istasyonları kurulacak ve bor yakıtı benzinden 10 kat daha düşük olacak. Çünkü madenin kaynağı Türkiye’de. Biz teknolojiyi üreterek dünyanın hizmetine sunduk, henüz bor yakıtına fiyat biçmedik. Biz Türk borunun depolara girdiğini göstermek istedik, bunu da başardık.
* Bor yakıtı çevreci, güvenli, kolay taşınabilir. İnfilak etme, kıvılcımla, ateşle tutuşma riski yok. Bir kaza anında patlama meydana gelmeyecek. Çevre dostu, yanma sonrası gaz emisyonu oluşturmuyor. Kazayla toprağa, suya karışırsa hiçbir zaman kirlenmeye neden olmayacak.

Friday, November 27, 2009

More than 160 alumni, faculty, and friends returned to campus on October 15 for a celebration to recognize the achievements of retired Professor Aram Budak who taught in the Electrical and Computer Engineering department for more than 30 years.

Throughout the event, Dr. Budak and his wife, Helga, enjoyed reminiscing and reconnecting with former students, colleagues, and friends. “It was really amazing that so many former students showed up, many traveling long distances from all over the United States,” said Dr. Budak. “I was particularly delighted to see four of my Ph.D. students and their wives.”

The reception included a short program with brief remarks from alumni and former colleagues, as well as a video clip featuring highlights from Dr. Budak’s academic tenure and a glimpse into his personal life. To cap off the festivities, ECE Department Head Tony Maciejewski formally announced the creation of the Aram Budak ECE Fellowship and he presented Dr. Budak with a scrapbook that contained more than 60 letters with personal stories and anecdotes from alumni and friends.
The Aram Budak ECE Fellowship has already secured funds in excess of $34,000. A total of $50,000 will ensure that the fellowship is awarded each year in perpetuity. Please make your gift online today. The impact of your donation to the Aram Budak ECE Fellowship is long lasting, as this endowment will honor Dr. Budak and encourage the academic pursuits of many ECE students for years to come.
The response to Dr. Budak’s reception speaks volumes,” says Tony Maciejewski. “He has touched countless lives and his commitment to education is an inspiration to us all.” He adds, “Before the night was over, Dr. Budak received two standing ovations.”
Dr. Budak was a key professor in the State University Resources for Graduate Education (SURGE) program – a continuing education curriculum for industry professionals that flourished for more than two decades.

He was born in Istanbul, Turkey, in 1928 to Armenian parents.

He received an electrical engineering degree with high honors from Robert College in Istanbul in 1951. Dr.

Budak attended Rensselaer Polytechnic Institute on a scholarship and obtained his master’s degree in 1954. While teaching at the University of Washington in Seattle, he was inducted into the U.S. Army. During his tour of duty in Germany, he met his wife Helga, and they moved to New Hampshire. He taught for a year at the University of New Hampshire before joining Colorado State in 1957.
Dr. Budak earned his doctoral degree from the University of Colorado and eventually retired from Colorado State in 1988. He and Helga have six children, three of whom obtained electrical engineering degrees. The couple now lives near Jackson Hole, Wyoming.

http://www.engr.colostate.edu/ece/alumni/budak.shtml